Anzaf Kaleleri

➥ Anzaf Yazıtları

Yukarı Anzaf ve Aşağı Anzaf kaleleri, Van şehir merkezinin yaklaşık 10 km kuzeydoğusunda yer alan, Urartu dönemine ait önemli bir mimari ve stratejik kompleksi oluşturmaktadır. Bu tahkim edilmiş alanlar, MÖ 9.-8. yüzyıllarda İşpuini ve Menua’nın hükümdarlıkları sırasında inşa edilmiş ve İran platosuna doğru uzanan önemli bir güzergâh boyunca hem askerî hem de idari işlevler üstlenmiştir.

Aşağı Anzaf Kalesi, Kral İşpuini’ye atfedilmektedir. Dikdörtgen planlı (yaklaşık 62 × 98 metre) olan kale, sağlam kiklopik kireçtaşı duvar örgüsüyle karakterizedir. Kale içinde karmaşık bir mimari düzen bulunmaması, buranın öncelikle doğuya uzanan ticari ve askerî koridorlara erişimi koruyan savunma ve lojistik amaçlı bir ileri karakol olarak işlev gördüğü yorumunu desteklemektedir. Güney kapısı ve surların bazı bölümleri, modern altyapı çalışmaları nedeniyle zarar görmüştür.

Kral Menua’nın hükümdarlığı sırasında inşa edilen Yukarı Anzaf Kalesi, kayalık bir yükselti üzerinde yaklaşık 6 hektarlık bir alanı kaplamakta ve burçlarla güçlendirilmiş kiklopik duvarlar ile iki ana kapı (kuzey ve güney) tarafından çevrelenmektedir. Kuzey kapısı, atölyeler ve depolama alanları gibi işlevsel mekânlara açılırken, güney girişi dinî ve idari merkeze ulaşım sağlamaktadır.

Kalenin en yüksek noktasında, tanrı Haldi’ye adanmış bir tapınak bulunmaktadır. Tapınakta yer alan bir yazıt (A 5-42), Menua’nın kaleyi ve tapınağı Haldi’nin buyruğu altında inşa ettirdiğini göstermektedir. Tapınağın bitişiğinde, sütun kaidelerine sahip bir kabul salonu (10 × 29 metre) ve yardımcı odaları içeren bir saray kompleksi yer almaktadır. Yakındaki depolama tesislerinde yüzden fazla pithos bulunmuştur. Bunların bazılarında çivi yazılı metinler ve kraliyet mühürleri yer almakta olup bu buluntular, alanın bölgesel bir iaşe ve bürokrasi merkezi olarak işlev gördüğünü doğrulamaktadır.

Anzaf kaleleri, Urartu’nun savunma ve idare sistemi içinde, Tuşpa’yı Urmiye Gölü Havzası’na ve Kotur Vadisi’ne bağlayan ticaret yolunu denetleyen önemli bir düğüm noktası oluşturmuştur. Aşağı Anzaf, Gürpınar-Muradiye koridorundaki hareketleri askerî açıdan denetlerken, Yukarı Anzaf dinî, bürokratik ve depolama işlevleriyle donatılmış bir eyalet başkenti olarak hizmet vermiştir. Kalenin güneyinde 20 hektarlık bir alanı kaplayan muhtemel bir aşağı kent yerleşiminin varlığı, bu yüksek idari rolü daha da desteklemektedir.

Oktay Belli başkanlığında 1991 yılında başlatılan sistematik kazılar, alanın mimari gelişim sırasını ve yazıtlarını aydınlatmıştır. Bununla birlikte, koruma sorunları devam etmektedir. Özellikle Yukarı Anzaf’ta, 2000’li yılların sonlarında arazi çalışmalarının sona ermesinin ardından kerpiç yapıların yağmur ve kara maruz kalması, bu yapıların bozulmasına yol açmıştır.


Kaynaklar:
Belli, O. 2000. “Aşağı ve Yukarı Anzaf Urartu Kaleleri Kazısı,” Türkiye Arkeolojisi ve İstanbul Üniversitesi (1932-1999), ed. O. Belli, Ankara, 201–209.
Belli, O. ve A. Ceylan. 2004. “2003 Yılı Aşağı ve Yukarı Anzaf Urartu Kaleleri Kazısı,” KST 26.1, Konya, 175–188.
Belli, O., A. Dinçol, B. Dinçol. 2004. “Royal Inscriptions on Bronze Artifacts from the Upper Anzaf Fortress at Van,” Anatolica 30, 1–14.
Belli, O., A. Dinçol, B. Dinçol. 2005. “Bronze Door Rings with Cuneiform Inscriptions of Sarduri II from the Upper Anzaf Fortress,” Anatolica 31, 217–226.
Gökçe, B., R. Kuvanç, B. Genç, 2021. “Lake Van Basin Urartian Period Road Routes Survey: First Preliminary Report (2017–18), Muradiye and Tuşba Districts,” Tarih İncelemeleri Dergisi 36.1, 137–162.
Işık, K. 2015. “Yeni Keşfedilen Bir Urartu Yazıtı Işığında Yukarı Anzaf Kalesi Susi Tapınağı Yazıtları,” Colloquium Anatolicum 14, 61–71.

Görseller:
Tayfun Bilgin, 2024
Reha Özer, 2024
Bora Bilgin, 2024
Google Earth, 2025